Author Archive

TRUZİM NEDEN BU HALE GELDİ

TRUZİM NEDEN BU HALE GELDİ ÇOK BASİT BU SORUNUN BİNLERCE CAVABI VAR AMA KISACA ÖZETLIYELIM KALİTELİ PERSONELLER İŞLERİNİ İYİ YAPARKEN CANLA BASLA ÇALISIRKEN KİMİLERİ TRUZİM BİLGİSİ OLMADAN BI AHBABININ BİR ARKADASININ OTELINDE MÜDÜR OLUP TURİZME DARBE VURABILIYOR KIMI İNSAAT AMELESİ BİLE GENEL MÜDÜR OLABILIYOR AMELE LAFIM YANLIS ANLASILMASIN AMA LÜTFEN HERKEZ ANLADIGI İŞİ YAPSIN BİLMEDEN YAPMAK KURUMA ÇALISANLARA ZARAR VERIR SİZE VERMEZ AMA EN SON SİZE VERİR OTEL SAHIBI SUTU BASAR EVINIZDE KARA KARA DÜŞÜNURSUZNU MESALA DIYELIMKI BİLGİNİZ TECRUBENIZ YOK KİTAP OKUYUN TRUZIM YAZILARNI ARASTRIN FM NE IS YAPAR MUTFAK NE IS YAPAR ONU ARASTRIN MÜDÜR OLMAK HERSEYE BURNUNUZU SOKMAK ANLAMINA GELMEZ MÜDÜR OLMAK KURUMU DÜŞÜNMEKTİR KENDİ EGOLARINIZ TATMİN ETMEK DEGİLDİR BU SEKILDE YÜKSELIRSENIZ DÜŞÜSÜNZDE ANİ OLUR BEN BİZZAT ŞARLATAN MÜDÜRLERE DENK GELDIGIMDE HAKLISNIZ DERIM NEDENMI CAHILLE ETME SOHBET ALİMİ KÜSTÜRÜRSÜN OYNAMA CAM KIRIGIYLA ELİNİ KESTİRİRSİN DEMIS SAİİR NEYSE DİYCEGIM OKI LÜTFEN MÜDRÜ OLDUM HAVASINA GİRMEDEN MÜDÜRLUK NEDIR ONU ÖGRENIN BEN DE ILERDE FM VEYA GENEL MUDUR OLDUGUMDA İŞİMİ DÜZGÜN YAPACAGIM NEDENMI ÇÜNKI YILLARCA TRUZIMDE ÇALISTIM YANI ŞANS ESERI OLMADIM BU TARZ ÖRNEKLRI BIR COK ÇALISTIGIM YERDE GÖRDÜM VE ÜZÜLDÜM NEDENMI İŞİNİ CANLA BASLA YAPAN INSANLAR KOSTURANLAR GEL GELELIM BIR TANE İŞİNİ BİLMEYEN CAHİL ADAM BIR CUVAL İNCİRİ PİSLEMIS BEN SAYGIMDAN EGİLİRİM AMA DİK DURUP DEVİRMESINIDE BILIRIM LÜTFEN KENDİNİ MÜDÜR SANANLAR ÖNCE MÜDÜRÜN GÖREVLERINI BILIN ŞİMDİ GERÇEK MÜDÜR VE SARLATAN MÜDÜR ARASINDAKI FARKI YAZIYORUM GERÇEK MÜDÜR liderdir ve ÇALISANA YOL GÖSTERİR İYİ NİYETLİDİR ŞEVK UYANDIRIR BİZ DER HATALARI DÜZELTİR İNSANLARA SAYGILIDIR ÖVER SORAR HADİ DER BİZ Bİ EKİBİZ DER ŞARLATAN MÜDÜR NASILDIR PEKİ ÇALISANI GÜDER OTORİTEYE DAYANIR EGOLARININ PEŞİNDE KOŞAR HEP BEN DER ŞUCU BASKARINA ATAR İNSANLARI KULLANIR ÖVGÜLERİ KENDİNE ALIR EMREDER PATRON YALAKASIDIR ÇALISANINI KORUYAMAZ KISACASI BU TÜR YOGURTLARDAN CACIK OLMAZ BY VOLKAN CHEF TÜM TRUZİMCİLERE BU İŞE GÖNÜL VERMISLERE SAYGILARIMLA

NEREYE GİDİYOR BU MESLEK

Mesleğimiz ahlaki değerlerini kaybederken hiç kimse demiyor mu nereye gidiyor bu meslek ben kendi kendimi yargılıyorum ama geriye dönüp baktığım zaman herşey farklılaşmış.Sorun aslında çok büyük büyük olduğunu anlatmaya çalışıyorum yada anlatamıyorum.Aşçımı yetiştiriyoruz yoksa saygısız bir nesilmi?Kendini aşçı zanneden bir sürü gereksiz insan mı?Dünya üzerindeki ilk mesleklerden biri olan aşçılık mesleği kutsal bir meslektir.Böyle kutsal bir mesleğin her geçen gün etik kurallardan uzaklaşması çok üzücü.Usta çırak ilişkisi ile yetişen son jenarasyon biziz ve bizim yetiştirebildiğimiz hasbel kader bir kaç kişi.Ne olacak nasıl olacak bizlerden sonra bu meslek için adam yetişecekmi?Yetişiyor evet ama mesleki değerler olmadan.Usta çırak ilişkisi olmadan.Saygı ve sevgi olmadan,özveri olmadan,arkadaşlık olmadan,bilinç olmadan,etik değerler olmadan…Bakıyorum meslek zaten hergeçen gün kendini yenilerken birer pişiriciye dönmüşüz.Ustalık ve sanat ayrı bir kavram olarak kalmış pişirip pişirip sunuyoruz..Heryer aşçı dolu çırak yok,stewart yok herkes usta..Peki herkes usta da ne zaman usta oldunuz neden çırak yok stewart yok?Yani buralarda çalışmadan nasıl oldunuz usta,ne vereceksiniz gelecek nesile ne öğretebileceksiniz.Ama doğru siz öğrenmediğiniz birşeyi nasıl öğretebilirsiniz.Bunları konuşmamız gerekmiyor mu?Gereksiz olarak mı görüyoruz?Evet bir şekilde işimiz dönsün diyemi düşünüyoruz..Neden sessiz kalayım ve neden sessiz kalasınız?Neden adam yetiştiremiyoruz neden bu insanlar usta çırak ilişkisiyle yetişmiyor?Neden etik olanları öğretemiyoruz?Neden meslek adına bildiklerimizi veya bildiğimiz şeyleri aktaramıyoruz,paylaşamıyoruz?Paylaşmayıda unuttuk nedense!!!Mesleki değerler yitirilirken,insani değerlerde yitiriliyor birlikte…Kaçımız bunun farkındayız ve kaçımız bunun için elimizi taşın altına koyuyoruz?Kaçımız geceleyin yastığa başını koyunca bunları düşünüyor,bunlarla uykusu kaçıyor?   vkn  chf 

volkan usta kimdir kısaca

volkan usta meslege   küçük  yaslarda   baslamıstır   ve uzun  yıllar boyunca  kaliteli tesislerde   soguk seflıgı  sıcak seflıgı  alakart şefligi  souse  chefligi yapmıstır   ve halen  profosyonel  ekıbıyle beraber  aşçıbasılık yapmaktadır

onu  diger  şeflerden ayıran özellıği  hem yönetıp  hem çalısmaktır   basarılı olmak  nasıl  olur  basarı   bana göre  insanın kednı elındedrı  her basarılı  insanın  bir planı  her basarısız  ınsanın  bınlerce mazaretı  vardır   kısaca her ınsan kendıne yakısanı yapar  çünkı kalıte asla tesaduf degıldır asla unutmuyalım

İnğiliz Mutfağı

Birçoklarına göre İngiliz mutfağı diye bir şey yoktur. Varolan sadece İngiliz yiyecekleridir. Hatta birçok kişi Britanya Adası’nda yaşayanların kızarmış et ve haşlanmış sebzeden başka bir şey yemediklerini sanır. Oysa İngilizlerin oldukça geleneksel ve bugün hala bozulmamış, yaygın bir yemek kültürleri vardır. Kullanılan malzemelerden pişirme tekniklerine kadar son derece farklı bir yapı içeren bu mutfak, geleneksel yapının üzerine, geçmişteki büyük İngiliz imparatorluğunun kazanımlarını ekleyerek klasik Akdeniz Mutfağını geride bırakmayı başarmıştır. Genel olarak İngilizlerin ekmekle araları pek yoktur. Yemek esnasında ekmek yerine patates ya da pirinç yemeyi tercih ederler. Buna son yıllarda bulgur da eklenmiştir. Öğlen yemekleri hafif yiyeceklerden oluşur. Ne evde ne de dışarıda sandviç ve salatadan fazla bir şey yemezler. Buna karşılık sabah ve akşam yemekleri hatırı sayılır ölçüde kuvvetlidir. Sabah kahvaltıları ise tam anlamıyla dörtbaşı mamur bir ziyafetten oluşur. Sabah kahvaltısı, başlı başına bir yemek olarak algılandığından, günün her saati yenilebilmektedir. Londra’nın birçok kahvesinde gece saat sekizde bile sabah kahvaltısı servisi yapılır. Full English Breakfast denilen bu yemeğin yanında içilen içki ise genellikle içtikleri içiçek çaydır genelde bir çok ingiliz sütlü çay içer  Kahvaltının ilk yiyeceği yağda kızarmış yumurtadır. İsteğe göre bu iki ya da üç adet olabilir. Pişen yumurta tam daire şeklinde olmalı, sarısı ve beyazı ayrı ayrı görülebilmelidir. Diğer bir kahvaltılık, bacon adı verilen kızartılmış domuz pastırmasıdır. Aslında bir tür tuzlanmış ve tütsülenmiş ettir ve doğal olarak üzerinde çemen yoktur. Ve tabii sosıs… İngiltere’de değişik ot ve baharatlarla yapılmış çok çeşitli kahvaltılık sosisler vardır. Genellikle domuz etinden imal edilirler. Ancak son yıllarda müslüman nüfüsün artması, sosis üretiminde sığır eti kullanımını da yaygınlaştırmaya başlamıştır. Kahvaltı için sosisler yağda birkaç dakika kızartılıp pişirilirler. Bütün bu yiyecekler büyük bir tabağa yerleştirilir. Ayrıca, mantarlar ve halka halka kalın kesilmiş domates dilimleri kızartılıp tabaga konur Tabakta hala boş yer olmalı, çünkü başka yiyecekler de var sırada… Örneğin, hash brown. Bir tür pirinçli patates kurabiyesi. Ayrıca bubble and squeak dedikleri, bezelye, havuç, lahana gibi sebzelerin karıştırıldığı patates püresi. Kızarmış patates. Son olarak da domates soslu kuru fasulye. Evet yanlış okumadınız, bildiğimiz kuru fasulye. Özellikle çalışan sınıfların yaptığı kahvaltıların olmazsa olmazı. İngiliz yemek kültürü, Avrupa`nın en zayıf mutfaklarından birisi olarak kabul edilir. Ancak, denizaşırı ülkelerden gelen göçmen mutfaklarının etkisi ile birlikte, içeriği ve teknikleri ile modern İngiliz mutfağı renklenmiştir. İngilizler genelde dışarıda yemek yemeyi severler. Evlerde pişen yemekler genelde Türklerin damak tadına pek uygun değildir. Ancak, birkaç haftanın sonunda İngiliz yemeklerine alışabilirsiniz  Geleneksel İngiliz mutfağının vazgeçilmezleri kırmızı et, kuzu eti, domuz eti, tavuk ile balıktır ve bunlarla hazırlanan yemekler hemen her zaman patatesle birlikte servis edilir. İngiliz mutfağı için sıkça yapılan şaka yollu bir tanım var: “Dünyanın en ince kitabı!” Ancak, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğu olan Britanya Krallığı’nın yemek kültürünün olmadığını düşünmek ne kadar doğru, gelin beraber bakalım. Kimilerine göre son derece kısıtlı olsa da aslında İngiltere’nin de kendine has ve son derece özgün bir mutfağı var. Birkaç örnek vermek gerekirse: Fish&chips, Yorkshire pudding, baked beans, rozbif, shepherd’s pie, apple crumble, shortbread ve hatta -çoğu kişiye şaşırtıcı gelecek olsa da- cheesecake… Tüm bunlar İngiliz mutfağına has lezzetlerden sadece bazıları. İngiliz mutfağı çok karmaşık yemekler üzerine kurulu bir mutfak değil. Temel olarak kullanılan beş ana malzeme var: Et, yumurta, patates, patates ve daha çok patates. İngilizler 35’ten fazla çeşitte patates yetiştiriyor ve onlarca farklı yemek yapıyorlar. Bu yemeklerin en meşhurları ise tabii ki fish&chips ve shepherd’s pie. Fish&chips’teki “chips” kısmı bildiğimiz patates kızartması. Shepherd’s pie ise biraz zahmetli ancak son derece lezzetli ve doyurucu bir yemek. Yapılışı ise şöyle: Kıyma, soğan ve sarımsakla beraber kavruluyor. Bir fırın kabına önce kıyma, ardından bezelye, havuç, rendelenmiş domates ve son olarak da patates püresi koyuluyor. Üzerine de bolca rendelenmiş cheddar peyniri serpilip fırında üzeri kızarana kadar pişiriliyor. İngilizler patatesle sadece yemek yapmakla kalmıyor, patatesi damıtıp bira ve viski bile yapıyorlar. İngiltere’nin dünyanın en önemli bira ve viski üreticilerinden biri olduğunu düşünürsek bu duruma çok da şaşırmak gerekir. İngiliz mutfağı tatlı açısından da zayıf sayılmaz. İngilizlerin tatlıları ne Fransızlarınki kadar ağır ne de Amerikalılarınki kadar şekerlidir. Aksine son derece yalın ve lezzetlidir. Üstelik yapılışları da çok kolaydır. Örneğin apple crumble. Un, şeker ve yağ ekmek kırıntısı kıvamına getirilinceye kadar, mümkün olduğunca kısa zamanda, yoğrulur. Fırın kabına önce kat kat dilimlenmiş elmalar dizilir; her katın arasına da şeker ve tarçın serpiştirilir. Elmaların üzeri hamur kırıntıları ile kaplanır. Fırında yaklaşık 40 dakikada pişen bu tatlıyı İngilizler genellikle ılık olarak ve dondurma ile servis ederler. Bu tatlının en bilinen çeşidi elmalı olsa da armut, şeftali, vişne gibi meyvelerle de yapılır. Apple crumble haricinde cheesecake, bread and butter pudding ve daha birçok tatlı da İngiliz mutfağının değişmezleri arasındadır  Tüm bunlara dünyaca bilinen meşhur “İngiliz kahvaltısı” ve İngiltere’de hemen her ailenin pazar klasiği olan “sunday roast”u da ilave edersek İngilizlerin yemeğe ne kadar önem verdiğini rahatça görebiliriz. İngiliz mutfağından bahsetmişken, başarılı İngiliz aşçıları saymamak olmaz. Çıplak şef Jamie Oliver, Cehennem Mutfağı’nın aksi şeytanı Gordon Ramsay (al beni yanına Gordon’um!), gecelerin kraliçesi Nigella Lawson, modern mutfağın mafya babası Marco Pierre-White, Şişman Ördek Heston Blumenthal bir çırpıda sayabileceğimiz önemli İngiliz aşçılardan yalnızca birkaçı. Şimdi yazının en başındaki şakaya tekrar dönelim. Hala İngiliz mutfağının “dünyanın en ince kitabı” olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise aşağıdaki tarif eminim ki fikrinizi değiştirmenize yardımcı olacaktır. Eğer cevabınız zaten hayır ise size söyleyebileceğim tek bir şey var: Afiyet olsun!

ingiliz  müşterilerini iyi bilirim   onlara  ıngılız mutfagının yanınada türk mutfagnıda sevdırıdk hatta çiggöfte  bagımlısı  yaptıgım  ingilizler  varr      volkan chef

Meksika Mutfağı

Meksika mutfağında en önemli tahılın mısır, sonra da pirinç olduğu söylenebilir.

Lezzeti damaklarda kalan bu mutfağın başlıca yemekleri olarak Frijoles, Guacamole, Salsa, Burrito, Fajita, Nacho, Quesadilla, Tortilla ve Taco’yu sayabiliriz…

Yemekler genellikle ızgaralarda ve ateşte pişirilir. Ayrıca lezzetli olduğu kadar bol baharatlıdır da. Ekmek ve hamur işlerinde en çok mısır ve pirinç unu kullanılır. Yemeklerin tümünde ise bitkisel yağlar kullanılır. Meksika mutfağında margarin yer almaz.

Tortilla: Lavaşı andıran ince ve yayvan bir ekmek türüdür. Mısır ve buğday unlarından yapılır. Meksika mutfağında tavuk ve etin en yakın arkadaşıdır!

Frijole: Çeşitli fasulye taneleri ile yapılan bir çeşit aperatiftir.

Guacamole: Dövülmüş avokadoya eklenen domates püresi ve tuz ile elde edilen bir aperatiftir. Bu mutfağın en meşhur soslarından olan Guacamole, birçok yemeğin yanında servis edilebilir…

Salsa: Domates rendesi, sarımsak, biber, soğan ve kişniş kullanılarak yapılan çok yaygın bir Meksika sosudur.

Burrito: Un Tortilla’lasından yapılan bir çeşit dürümdür. Burrito’nun içine yalnızca et, fasulye ve pirinç doldurulur.

Fajita: Tortilla yatağında servis edilen, ateşte pişmiş dana eti ve çeşitli Meksika sebzelerinden yapılan bir yemektir.

Nacho: Küçük parçalar halinde kesilen Mısır tortilla’sının peynir ile kaplanıp kızartılması ile elde edilen bir atıştırmalıktır.

Quesadilla: Mısır tortilla’sına sarılmış peynir parçalarının pişirilmesi ile elde edilen bir yemek türüdür.

Taco: Mısır ya da un tortilla’sının üzerine eklenmiş dana eti, Meksika fasulyeleri, çeşitli sebze ve baharatlarla hazırlanan bir yemek türüdür.

Fransız Mutfağı

Hem göze hem de mideye hitap eden yemekleriyle ünlü Fransız mutfağı, dünyanın en zengin mutfaklarından biridir. Fransa’nın her bölgesinin kendine has karakteristiğe sahip olması, bu şöhretin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.
Tipik bir Fransız yemeği; önden alınan iştah açıcı bir aperatif ile başlayıp, peşi sıra alınan bir çorba ya da salata, et veya balık ile yapılmış özel soslu bir ana yemekle devam eder. Tatlı, şarap ve peynir bu mutfağın en önemli unsurları arasında gösterilir. Fransa’da yılda 7 milyar şişe şarap üretilmekle beraber, şu anda yasalarla koruma altında olan 56 çeşit Fransız peyniri bulunmaktadır ve toplam peynir çeşidi 360 civarındadır.

Fransa’da alkol tüketimi şarapla sınırlı değil. Yemeklerden sonra az miktarda ama güçlü bir alkollü içkinin hazmı kolaylaştırdığına inanılıyor.
Zengin Fransız kahvaltıları; kahve eşliğinde tüketilen o meşhur kruvasanlar, çıtır çıtır taze bagetler ve tost ekmekler güne başlamanın en güzel yolunu belirler adeta…
Et tüketimi konusunda ise Fransız’lar oldukça iştahlıdır. Tüm av etleri, balıklar, kırmızı ve beyaz etler hatta at, kurbağa ve salyangoz gibi hayvanların etleri bile kullanılır. Etler, lezzetinin korunması adına genellikle az pişmiş olarak servis edilir. Dış kabuğu pişirilen etin içi hala pembe ve kanlıdır.

Öğle yemekleri 12:00 ile 14:30 arasında servis edilir. Bu öğün sandviçler veya hamur işlerini izleyen bir tatlıdan ibarettir. Öğle yemeklerinde kahvenin önemli bir yeri vardır. Bir diğer ilginç detay, tuzlu tereyağının yemeklerde oldukça sık bir şekilde kullanılmasıdır…

Kruvasan: Ay şekilde hazırlanmış, bol yağlı ve tatlı bir çörektir. Arasına peynir konularak veya sade yenebilir…

Creme Brule: Taze krema ve yumurta ile hazırlanan, üst katmanında ise ateşte karamelize edilmiş çıtır bir katman bulunan bir tatlı türüdür. Farklı bir tat arayanlar, karışıma portakal rendesi ekleyebilir!

Château Brillant: Dövülmüş sığır etinden yapılan baharat, peynir ve ekmekle sunulan bir yemektir.

Beef Bourguignon: Geleneksel bir Fransız yemeğidir. Klasik tarifinde Burgundy şarabında dinlendirilmiş sığır eti, havuç, mantar, sarımsak ve beyaz soğan eşliğinde pişirilir.

Croque-monsieur: Izgara peynir ve jambon ile hazırlanmış, sıcak bir sandviç türüdür. Sandviç ekmeğinin üzerine peynir eklenerek kızartılır. Öğlen yemekleri için hafif ama doyurucu bir seçimdir ve yanında turşu ile çok lezzetli olur.

Macaron: Görüntüsüyle bile iştah açan geleneksel bir kurabiye türüdür. Yumurta beyazı, badem, toz şeker ve pudra şekeri eşliğinde fırında hazırlanır. Hamur küçük bir burger şekline getirilerek fırınlanır.

Çin Mutfağı

Çin mutfağının, Fransız ve İtalyan mutfaklarıyla birlikte dünya mutfakları arasında oldukça önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çin yemekleri ülkeyle artık özdeşleşmiş ‘Wok’ adı verilen ince ve derin tavalarda, yoğun ateşte pişer ve daha çok sebze, erişte, çorba, çeşitli etler ve meyvelerden oluşur.

Çin mutfağında sebzeler genellikle az pişirilir. Hatta bazen yemeklere çiğ olarak bile katılırlar. Birçok Çin yemeği aslında vejetaryen özellikler taşır. Sebzelerin öldürülmeden pişirilmeleri besin değerlerini en üst seviyede korumalarını sağlar.
Noodle adı verilen ve çeşitli sebze, et ve soslar eşliğinde pişirilen erişteler, pirinç ya da buğdaydan üretilir. Pirinç, birçok yemekte ana malzeme olarak kullanılır ve pirinç pilavı geleneksel olarak buharda pişirilir. Bu pişirme yöntemi pilava diri ve gevrek bir tat verir.

Bu mutfağın karakteristik yemeklerinden biri de Wonton! Mantıya benzeyen fakat daha iri parçalar halinde hazırlanan bol sulu Wonton yemeğinde dolgu malzemesi olarak et, tavuk veya karides kullanılabilir.

Soya sosu ve filizi yemeklerin ana malzemeleri arasındadır. Ayrıca istiridye sos, köri, çeşitli mantar sosları ve tatlı ekşi sos da yoğun olarak kullanılır.

Wok ile ateşte pişirmenin yanı sıra buharda haşlama da Çin mutfağının önemli pişirme türlerinden biridir. Ortalama bir Çin yemeğinin pişirilme süresi 5 ila 15 dakika arasında değişir. Yemekleri çok hızlı bir şekilde pişirmek Çin mutfağının karakteristik özelliklerinden biridir. Ayrıca yemeklerde sadece soya yağının kullanılması sağlığa oldukça faydalı bir diyet oluşturulmasını sağlar.

Tatlı ekşi sos: Çin mutfağına özgü, hatta sembolü olan farklı tatlardan biridir. Pirinç sirkesi, tatlı domates, şeker ve soya sosu ile hazırlanır. Adından da anlaşılacağı gibi mayhoş bir tadı vardır. Balık ve tavuk etleri ile sebzelerde kullanılır. Kırmızı etlerle pek uyumlu olduğu söylenemez.

Yemeklerle birlikte çay içmek bir gelenektir. Bu alışkanlığın ayrıca saygı duyulacak, zarif bir seremonisi vardır. Yemekten sonra ise sake denilen pirinç şarabı içilir.

Tatlılar, kızartılmış ballı muz gibi doğal bileşenler ve meyvelerden elde edilir; lezzetli ve oldukça hafiftir.

Yumurta mutfağın önemli malzemeleri arasındadır. Çorbalara, yemeklere ve noodle’lara pişirme sırasında yumurtanın beyazı katılır, ramen ve wonton’larda ise haşlanmış bütün yumurtalar kullanılabilir.

Çin mutfağında ekmek bulunmaz. Ekmek yerine, buharda pişirilmiş pirinç topları kullanılır.

Hint Mutfağı

Hint mutfağında yoğun baharat kullanımı, vejeteryanizim ve oldukça zengin bir çeşitlilik sunan yerel sebzelerin kullanımı öne çıkan unsurlar arasındadır.
Mutfağın en çok kullanılan baharatları köri, acı biber, siyah hardal tozu, zencefil, sarımsak, kimyon, hintsafranı, çemen, şeytantersi olarak sıralanabilir.

Birçok baharatın karıştırılması ile elde edilen ve masala denilen çeşniler mutfakta önemli bir yer tutar. Masala’nın Garam masala, tika masala, goda masala gibi farklı türleri vardır. Bu çeşniler içerdikleri baharatlara göre adlandırılırlar.

Hint mutfağı kuzey, güney, doğu ve batı mutfakları olarak dörde ayrılır. Her mutfağın kendine has karakteristikleri vardır. Kuzey Hint mutfağı süt ürünlerinin yoğun olarak kullanılması ile diğerlerinden ayrışır. Yoğurt, yağ ve süt mutfağın olmazsa olmazlarındandır. Kuzey Hint mutfağında yaygın pişirme türü tavadır ve başlıca yemekleri mirchi bada, buknu, bhujiya, chaat, kachori, imarti olarak sayılabilir.
Samosa: Kuzey Hint mutfağının tipik atıştırmalıklarındandır. Üçgen prizması ya da hilal şeklinde açılmış hamurun baharatlı patates, kıyma ve soğan ile doldurulması ile elde edilir. Yanında naneli bir sos ile servis edilir.

Batı Hint mutfağı balık, hindistan cevizi ve pirinç üzerine kuruludur. Doğu Hint mutfağının farklı olduğu yönü tatlılarıdır.
Rasgulla: Şurup ve peynir ile yapılan top şeklinde tatlılara verilen addır.

Sandesh: Süt, Hindistan cevizi ve şeker ile yapılan bir çeşit tatlıdır.

Rasabali: Doğu Hint mutfağına özgü bir başka tatlıdır. Süt ve kahverengi özel bir peynirden yapılır.

Chhenna Poda: Özel bir peynir tatlısıdır. Chhenna adı verilen bir peynirin, şeker, kajun fıstık, kuru üzümle birlikte uzun süre pişirilmesi ile elde edilir.

Güney Hint mutfağı pirinç, hindistan cevizi, çeşitli turşular ve köriyi kendine has yöntemlerle kullanmasıyla ünlüdür.

Dosa: Karbonhidrat ve protein açısından zengin, gözlemeye benzeyen bir hamur işidir.

Puri: Bitkisel yağlarla hazırlanan tuzlu bir ekmek türüdür.

Idli: Yeşil mercimek ve pirinç ile hazırlanan bir çeşit kahvaltılık kektir.

İtalyan Mutfağı

İtalyan mutfağı Akdeniz mutfağının özelliklerini taşır. Dolayısıyla zeytinyağı yoğun olarak kullanılır ve çeşitli peynirler, deniz ürünleri, baharatlar ve otlar sıklıkla yemeklere eşlik eder. Yemek konusunda ülkenin kuzeyinin ve güneyinin oldukça farklı karakteristikler gösterdiğini söyleyebiliriz. Güney İtalya’da ev yapımı lezzetler ön plandayken, Kuzey İtalya’da market ürünlerine daha çok yer verilir.

İtalyan mutfağını özellikle makarnaları ve pizzalarıyla tanır, severiz.Bilhassa ülkenin güneyinde, birçok çeşitte makarna evlerde günlük olarak ekmek gibi pişirilmesi adettir. Makarnalar daha sonra zengin soslarla birlikte servis edilir.

Fransa’da olduğu gibi İtalya’da da peynirin sofralardaki yeri azımsanmayacak kadar önemlidir. Mozarrella, Parmesan ve Ricotta gibi dünyaca ünlü peynirler bir çok yemeğin yapımında veya garnitür olarak kullanılırken, Salami, Mordotella gibi sosis ve salamlar öğünlerin iştahla tüketilen et ürünleri arasında göze çarpar.

İtalyan tatlıları hafif ve lezzetlidir. Tatlılara eşlik eden çeşitli kahveler (özellikle de espressolar!) ülkenin sembolik değerleri olarak öne çıkmıştır.

Aperitivo: Aperatif anlamına gelir. Genellikle ana yemekten önce iştah açıcı olarak alınan Campari, Cinzano, Prosecco, Aperol, Spritz and Vermouth gibi içkileri kapsar.

Antipasto: Tam anlamıyla “yemekten önce” alınan sıcak ya da soğuk aperatiflerdir. Tütsülenmiş etler, zeytin, kızartılmış sarımsak, mantar, ançuez ve enginar kalbi en yaygın antipasto’lar arasında…

Primo: Genellikle makarna, risotto, gnocchi, polenta veya çorbadan oluşan sıcak bir tabaktır.

Secondo: Ana yemek, genellikle balık ya da etten oluşur. Daha çok domuz ve dana gibi kırmızı etler kullanılır. Yemekler her zaman bol soslu ve çeşitli garnitürlerle servis edilir.

Contorno: Salata ve pişmiş sebzelerden oluşan yan yemek ‘Contorno’ olarak ifade edilir.

Formaggio e frutta: Peynir ve meyve tabağı. Genellikle az önce övdüğümüz yerel peynirlerden ve meyvelerden oluşur.

Dolce: Tatlı. Kek ve kurabiyeler İtalyanların favorileridir.

Caffè: Kahve

Digestivo: Hazmı kolaylaştırması için alınan likörlerdir. Grappa, amaro, limoncello, sambuca, nocino gibi yerel likörler tercih edilir

Et Yemekleri / Akşehir Yahnisi

MALZEMELER
½ Kg.Yagsız Dana Kuşbaşı ½ kg. Arpacık Soğanı 10 diş Sarmısak 1 Tatlı Kaşığı Kimyon tepeleme 25 gr.Tereyağı 1 su bardağı Nohut (Bir akşam önce ıslatılacak) 1.Ç.K.Domates salçası ½ Kahve fincanı Sirke 1 Ç.K. silme toz Şeker ¼ demet dereotu ince kıyılmış

aksehiryahnisi
Akşamdan ıslatılmış nohutları yumuşayıncaya kadar kaynatınız.Kuşbaşı dana etini tereyağında rengi değişene , suyunu salana ve tekrar çekene kadar kavurunuz.Salçayı ve ezilmiş sarmısakları katınız.Biraz daha kavurduktan sonra tuz, sirke , kimyon ve nohutları ilave ediniz ve üzerini örtecek kadar kaynar su koyunuz.Ağır ateşte kapaklı olarak 1 saat kadar pişiriniz.Arpacık soğanları erimemeli.Servis tabağına aldıktan sonra üzerine kıyılmış dereotu serpiniz